28 Ekim 2026 - Çarşamba

CUMHURİYETİN IŞIĞI DÜNÜMÜZ, BUGÜNÜMÜZ VE YARINIMIZ

YAŞASIN CUMHURİYET

Yazar - HÜSEYİN YETİŞ
Okuma Süresi: 4 dk.
82 okunma
HÜSEYİN YETİŞ

HÜSEYİN YETİŞ

yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Google News

Tarih sayfaları bazen sadece geçmişin anılarını değil, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun destanını yazar. 29 Ekim 1923, bu destanın en gururlu, en parlak mahsulüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde "Türk milleti için en uygun yönetim biçimi" olarak ilan edilen Cumhuriyet, sadece bir yönetim şeklinin değişimi değil; kuldan bireye, tebaadan vatandaşlığa geçişin ve hürriyetin adıdır.

​Peki, üzerinden geçen asra yakın zamana rağmen Cumhuriyet’in günümüzdeki önemi nedir ve biz bu mirasa bugün ne kadar sahibiz?

​Günümüzde Cumhuriyet: Birlik, Eşitlik ve Akıl

​Bugün dünyaya baktığımızda, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve bireysel hakların ne denli kırılgan olabildiğini acı bir şekilde görüyoruz. İşte tam da bu noktada Cumhuriyet, bir milletin en güçlü emniyet sübabıdır.

​Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Fırsat eşitliğidir; köydeki bir çocuğun en yüksek makamlara gelebilmesinin, bir kadının toplumsal hayatın her alanında eşit birey olarak var olabilmesinin önünü açan yegane zemindir. Cumhuriyet; akıl ve bilimin rehberliğinde, dogmalardan uzakta geleceği inşa etme iradesidir. Günümüzde kutladığımız her 29 Ekim, yalnızca geçmişin zaferini anmak değil, bu kazanımların değerini yeniden idrak etmek için hayati bir hatırlatmadır.

​Toplum Olarak Cumhuriyet'e Daha Çok ve Nasıl Sahip Çıkarız?

​Peki, bu büyük mirasa bugün yeterince sahip çıkabiliyor muyuz? Ya da daha önemlisi, yarınlara daha güçlü taşıyabilmek için ne yapmalıyız? Sahip çıkmak; sadece bayramlarda törenlere katılmak, kalıplaşmış cümleler kurmak veya nostaljik bir özlem duymak değildir. Cumhuriyet’ere sahip çıkmak, onun ruhunu bugünün dünyasında yeniden üretmekle mümkündür:

​Eğitimde Fırsat Eşitliğini Savunarak: Cumhuriyet, adını en çok eğitime yazdırmıştır. Bir toplum cehaletle savaşmayı bıraktığı gün, özgürlüğünü de kaybetmeye başlar. Her gencin nitelikli eğitime erişebilmesi için çaba göstermek, Cumhuriyet’e borcumuzdur.

​Liyakati ve Adaleti Gözeterek: Cumhuriyet’in temelinde "hâkimiyet milletindir" ilkesi yatar. Bu hâkimiyetin esası adalettir. Toplumun her kesiminde hukukun üstünlüğüne, işin ehline verilmesine (liyakate) sahip çıkmak, rejimin kalbini korumaktır.

​Eleştirel Düşünceyi ve Bilimi Önceliklendirerek: Atatürk’ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" düsturu, Cumhuriyet’in pusulasıdır. Akılcı, sorgulayan, körü körüne biat etmeyen bireyler olmak, bu rejimin en büyük güvencesidir.

​Ortak Paydada Buluşarak: Farklılıklarımızı bir zenginlık olarak görüp, "Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlığı" ortak paydasında kenetlenmek, içsel ve dışsal her türlü tehdide karşı en sağlam kalkanımızdır.

​Yarınlara Bırakacağımız En Değerli Miras

​Cumhuriyet, bir varış noktası değil, bitmeyen bir yürüyüş, sürekli aydınlatılması gereken bir meşaledir. Onu korumanın ve yüceltmenin yolu, günlük çıkarların ötesine geçerek bu değerleri içselleştirmekten geçer.

​Cumhuriyeti bizlere hediye eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyoruz. Unutmayalım ki, bu toprakları bize vatan kılanların emaneti olan Cumhuriyet, ancak ona her gün yeniden emek veren, sahip çıkan ve inanan nesillerle yaşar. 29 Ekim coşkusunu sadece bir takvim yaprağı olarak değil, her gün kalbimizde ve zihnimizde taşımak dileğiyle; Cumhuriyetimiz bin yaşasın!

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları