YEREL BASIN VE BAYRAM
emekçi yerel basın mensupları ramazan bayramına buruk giriyor

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken, toplumun her kesiminde bir bayram heyecanı hissediliyor. Evlerde tatlı telaşı, çarşılarda alışveriş yoğunluğu, gönüllerde ise kavuşmanın huzuru var. Ancak bu bayram sevincinin gölgesinde, sessiz ve derin bir kaygı yaşayan bir kesim var: yerel basın mensupları…
Bir zamanlar şehrin hafızası olan, mahallenin sesini duyuran, vatandaşla devlet arasında köprü kuran yerel basın; bugün ekonomik darboğazın, tasarruf genelgelerinin ve dijital dönüşümün ağır yükü altında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Özellikle resmi ilan gelirlerine bağımlı olan birçok yerel gazete, son dönemde yaşanan kesintilerle adeta nefes alamaz hale gelmiş durumda.
Bayram demek; paylaşmak, dayanışmak ve hatırlamak demektir. Peki, bu bayram yerel basın hatırlanacak mı?
Gazetecilik sadece haber yapmak değildir. Aynı zamanda kamu adına denetim yapmak, halkın sesi olmak, haksızlıkları dile getirmek demektir. Yerel basın ise bu görevi en zor şartlarda yerine getiren, çoğu zaman büyük fedakârlıklarla ayakta duran bir yapıdır. Anadolu’nun dört bir yanında, kimi zaman tek bir muhabirle, kimi zaman sınırlı imkânlarla yayın hayatını sürdüren gazeteler, aslında demokrasinin en sade ama en güçlü temsilcileridir.
Ancak gelinen noktada, birçok yerel basın kuruluşu çalışanının maaşını ödemekte zorlanıyor, baskı maliyetlerini karşılayamıyor, hatta kepenk kapatma noktasına geliyor. Bayram öncesi bu tablo, sadece ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda toplumsal bir kayıptır.
Çünkü yerel basın sustuğunda, şehir susar. Sorunlar görünmez olur. Halkın sesi kısılır.
Bugün sosyal medya güçlü bir mecra olabilir. Ancak doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin hızla yayıldığı bu ortamda, güvenilir haberciliğin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. İşte bu noktada yerel basın, hâlâ en güvenilir kaynaklardan biri olma özelliğini korumaktadır.
Yetkililerin, yerel basının içinde bulunduğu durumu görmezden gelmemesi gerekiyor. Bayram öncesi atılacak küçük bir adım, verilecek bir destek, sadece bir gazetenin değil; bir şehrin hafızasının yaşamasına katkı sağlayacaktır.
Bu bayram, sadece sofralar değil, vicdanlar da zenginleşmeli.
Unutmayalım ki; yerel basın varsa, şehir vardır.
Ve bir şehir, ancak sesi duyulduğu kadar yaşar…
Herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlarken, yerel basının da bayrama umutla girebildiği günleri temenni ediyorum.
