Bir Köşe Yazısı: Halime’ye Tutunmak
halime

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Hayat, insanı en savunmasız yerinden sınar.
En sevdiğin yerden…
En çok korktuğun yerden…
Halime…
Canım eşim…
Adını her andığımda yorgunluğumun dinlenmesi boşuna değil. Çünkü sevgi, insanın belini büken yükleri bile bir anlığına omuzdan indiriyor. Karanlığın geri çekilmesi de bundan. İnsan sevdiğine bakınca, korkuya bile “dur” diyebiliyor.
Hastalık kapımıza geldi.
Sessizce değil; gürültüyle, acıyla, uykusuz gecelerle…
Ama şunu öğrendik: Hastalık geldi diye hayat gitmedi. Biz de hayattan vazgeçmedik. Çünkü vazgeçmek kolaydı, tutunmak cesaret istiyordu.
Bu süreçte anladım ki; acı varsa sabır da var.
Gece ne kadar uzun olursa olsun, sabah diye bir gerçek var.
Ve bazı sabahlar güneşle değil, umutla doğuyor.
Ellerin elimdeyken korku küçülüyor.
Umutsuzluk susuyor.
İnsan yalnız olmadığını hissedince, en ağır kelimeler bile anlamını yitiriyor. Birlikte ağladık… Sessizce, kimselere belli etmeden. Ama birlikte güleceğiz. Hem de yüksek sesle. Çünkü o gülüşler, bu günlerin borcu.
Her nefes artık sıradan değil.
Bir direniş.
Her gün, takvimden düşen bir yaprak değil; kazanılmış bir zafer.
Bazı insanlar gün sayar, biz umut sayıyoruz.
Halime güçlü.
Ben yanındayım.
Biz hayata tutunan iki yüreğiz.
Biri yorulduğunda diğeri omuz oluyor,
Biri düştüğünde diğeri el uzatıyor.
Bu yol zor.
Bunu inkâr etmiyorum.
Ama bu yoldan sevgiyle geçeceğiz. Çünkü bazı mücadeleler ilaçla değil, inançla; bazı yaralar zamanla değil, aşkla iyileşiyor.
Ve bugün bu köşeden şunu söylemek istiyorum:
Aşk, hastalıktan da güçlüdür.
Yeter ki insan, sevdiğinin elini bırakmasın.