05 Eylül 2026 - Cumartesi

KARATE FEDERASYONUMUZDA BASIN KURULUNUN DURUMU GERÇEĞİ

TÜRKİYE KARATE FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA VE YÖNETİMİNE AÇIK ÇAĞRI:

Yazar - HÜSEYİN YETİŞ
Okuma Süresi: 7 dk.
87 okunma
HÜSEYİN YETİŞ

HÜSEYİN YETİŞ

yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Google News

 

Türk Karatesinin Görünmeyen Kahramanları: Basın Kurulu Üyeleri Hak Ettiği Değeri Görmeli, Hiçbir Emek Ötekileştirilmemeli!
Spor, sadece tatamide kazanılan madalyalardan, kürsüye çıkan sporculardan ve teknik-taktik stratejilerden ibaret değildir. Sporu büyüten, kitlelere ulaştıran, sponsorların ilgisini çeken ve bir branşı ülkenin markası haline getiren en önemli güçlerden biri de şüphesiz ki basındır.

Türkiye Karate Federasyonu, uluslararası arenada göğsümüzü kabartan en başarılı federasyonların başında geliyor. Ancak bu başarı hikayelerinin arka planını yazan, Anadolu’nun dört bir yanındaki salonlardan Avrupa ve Dünya şampiyonalarına kadar her anı büyük bir özveriyle takip eden Basın Kurulu üyelerimiz ve spora ömrünü adamış emektarlarımız, ne yazık ki bugüne kadar hak ettikleri kurumsal ayrıcalıklara ve çalışma konforuna tam anlamıyla kavuşamadı.

Peki, yeni dönemde Türkiye Karate Federasyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu bu konuda ne yapmalı? Basın Kurulu üyelerinin çalışma şartları nasıl iyileştirilmeli, kimler bu çatı altında kucaklanmalı ve onlara hangi ayrıcalıklar tanınmalı?

Gönül Verenler Dışarıda Bırakılamaz: Ötekileştirmeye Son!
Federasyon yapılarında ve Basın Kurulu bünyesinde en büyük öncelik "kucaklayıcılık, vefa ve birlik" olmalıdır. Spor basını, sadece masa başında oturanlerin değil; sahada ter dökenlerin, o heyecanı yüreğinde hissedenlerin yeridir.

Camianın yakından tanıdığı Muhammed Kemal Gülşen örneğinde olduğu gibi; ömrünü spora, gençliğe ve haberciliğe adamış, bu işi bir meslekten öte "gönül sevdası" olarak gören sporsever gönüllüsü basın mensupları Türk karatesinin en büyük zenginliğidir.

Salonların tozunu yutmuş, en zor şartlarda bile deklanşörüne basmaktan, kalemiyle hakkı teslim etmekten vazgeçmemiş bu değerlerin federasyon çatısı altında, özellikle de Basın Kurulu bünyesinde aktif olarak değerlendirilmesi gerekir. Sporun birleştirici ruhuna taban tabana zıt olan "bizden olanlar" ve "olmayanlar" ayrımı, bu camiaya bugüne kadar hiçbir şey kazandırmamıştır. Anadolu’nun en yerel gazetesinden en ulusal mecrasına kadar, karateye emek vermiş hiç kimse ötekileştirilmemeli, geniş tabanlı ve kucaklayıcı bir yönetim anlayışı benimsenmelidir.

Basın Kurulu Üyelerinin Sahip Olması Gereken Ayrıcalıklar
Basın Kurulu üyeleri, sadece federasyonun adını duyuran birer "bülten paylaşıcısı" olarak görülmemelidir. Onlar Türk karatesinin vitrinini inşa eden profesyonellerdir. Bu doğrultuda şu ayrıcalıklar mutlak suretle hayata geçirilmelidir:

Uluslararası ve Ulusal Müsabakalarda Akreditasyon ve Seyahat Kolaylığı: Türkiye genelinde ve yurt dışındaki resmi şampiyonalarda, Basın Kurulu üyelerine öncelikli akreditasyon hakkı tanınmalı; ulaşım ve konaklama gibi lojistik ihtiyaçlarda federasyon imkanlarından etkin şekilde yararlanmaları sağlanmalıdır.

Profesyonel Çalışma Alanları (Basın Odaları): Turnuvaların yapıldığı salonlarda hızlı internet erişimi, fotoğraf ve video aktarım istasyonları bulunan, tatamiyi en iyi açıdan gören donanımlı basın tribünleri ve çalışma odaları standart hale getirilmelidir.

Kurumsal Kimlik ve Temsil Yetkisi: Üyelere, federasyon bünyesindeki resmi statülerini belgeleyen özel kurumsal kimlik kartları ve federasyonun kurumsal kimliğine uygun özel basın kıyafetleri (yelek, mont vb.) temin edilmelidir.

Bilgiye Birinci Elden ve Hızlı Erişim: Federasyonun alacağı kararlar, şampiyona sonuçları ve sporcu süreçleri kamuoyundan önce Basın Kurulu üyeleriyle paylaşılmalı; habercilerin doğru bilgiyi en hızlı şekilde işlemesine olanak tanınmalıdır.

Eğitim, Seminer ve Tesis Desteği: Basın Kurulu bünyesinde yer alan, aynı zamanda Türk karatesine antrenör veya sporcu olarak hizmet eden ancak ekonomik durumu yetersiz olan emektarlara büyük bir kolaylık sağlanmalıdır. Bu durumdaki üyelerin, federasyonun düzenlediği Dan sınavları ile antrenörlük kurslarından ücretsiz yararlanması ve federasyon tesislerinden ücretsiz faydalanması kurumsal bir hak olarak tanınmalıdır.

Başkan ve Yönetim Kurulu Ne Yapmalı?
Federasyon yönetimi, basını sadece bir "halkla ilişkiler" aracı olarak görmekten vazgeçip, Türk karatesini büyütecek stratejik bir ortak olarak kabul etmelidir. Yeni dönemde yönetimin atması gereken somut adımlar şunlardır:

Gönüllü ve Emektar İsimler Kurula Kazandırılmalı: Muhammed Kemal Gülşen gibi spora karşılıksız hizmet eden, camianın hafızası konumundaki sporsever gönüllüsü basın mensupları kurula dahil edilerek geçmişe vefa gösterilmeli, kurulun sahadaki gücü artırılmalıdır.

Sosyal ve Ekonomik Destek Kalkanı Oluşturulmalı: Hem kalemiyle hem de tatamide antrenör/sporcu kimliğiyle vizyon üreten fakat maddi imkansızlıklar yaşayan kurul üyelerine gelişim seminerleri, kurslar ve Dan eğitimleri noktasında tam muafiyet getirilerek federasyonun sosyal devlet ve kucaklayıcı kurum niteliği ön plana çıkarılmalıdır.

Düzenli İstişare Toplantıları Yapılmalı: Federasyon başkanı ve yönetim kurulu, Basın Kurulu ile belirli periyotlarla (örneğin 3 ayda bir) bir araya gelmeli, Türk karatesinin medya stratejisini birlikte planlamalıdır.

Bütçe ve Proje Desteği Sağlanmalı: Basın Kurulu’nun Türk karatesini tanıtan belgeseller, dergiler, özel röportaj serileri ve dijital içerikler üretmesi için federasyon bütçesinden özel bir pay ayrılmalıdır. Yerel basında karateye geniş yer veren kurul üyelerinin projeleri desteklenmelidir.

Vefa Mekanizması Kurulmalı: Türk karatesine yıllarıyla hizmet etmiş kurul üyelerine yönelik "Vefa Ödülleri" ve plaket mekanizmaları hayata geçirilerek motivasyon artırılmalıdır.

Sonuç Olarak;
Tatamide dövüşen sporcumuz, onu yetiştiren antrenörümüz ne kadar kıymetliyse, o ter damlalarını manşetlere taşıyan, Anadolu'nun sesini dünyaya duyuran, bu işe gönlünü vermiş basın mensuplarımız da o kadar kıymetlidir.

Türkiye Karate Federasyonu Yönetimi, kapıları kapatarak veya insanları ayırarak değil, gönülleri açarak, hiçbir emektarını ötekileştirmeyerek ve ihtiyaç sahibi antrenör/sporcu basın mensuplarına sahip çıkarak büyüyebilir. Basın Kurulu hak ettiği kurumsal güce, adalete ve kapsayıcılığa ulaştığı takdirde, Türk karatesinin başarıları çok daha geniş kitleler tarafından sahiplenilecektir. Unutmayalım ki; yazılmayan, desteklenmeyen ve kucaklanmayan başarı, hiç kazanılmamış gibidir.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları