10 Mayıs 2026 - Pazar
Yüreğir’de Sular Durulmuyor: CHP’de "Yalnızlık" ve "Tehdit" Çıkmazı
Yüreğir’de Sular Durulmuyor: CHP’de "Yalnızlık" ve "Tehdit" Çıkmazı
Yazar - HÜSEYİN YETİŞ
Okuma Süresi: 4 dk.
88 okunma

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543Adana siyaseti, özellikle de yerel seçimlerin ardından CHP cephesinde suların durulmasını beklerken, tam aksine tansiyonun yükseldiği bir döneme girdi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın aldığı hapis cezası ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılması, sadece bir hukuk davası değil, parti içi bir krizin de fitilini ateşledi.
Demirçalı’nın "Yalnız Bırakıldım" Feryadı
Ali Demirçalı’nın son açıklamaları, bir belediye başkanının hukuki mücadelesinden öte, siyasi bir "isyan" niteliğinde. "Partim bana yeteri kadar sahip çıkmadı" cümlesi, CHP’nin yerel dinamiklerindeki çatlağı gözler önüne seriyor. Ancak asıl vahim olan iddia şu: "Belediye başkanları, parti örgütü yöneticileri tarafından tehdit ediliyor."
Bu, yenilir yutulur bir iddia değil. Eğer bir belediye başkanı, kendi örgütü tarafından baskı altına alındığını açıkça dile getiriyorsa, orada sadece bir yönetim sorunu değil, bir güvenlik ve otorite krizi de var demektir. Demirçalı, bu çıkışıyla aslında topu doğrudan Genel Merkez’e ve Adana’daki karar vericilere attı.
Sabri Sarı: "İstifa Yok, Takdir Genel Merkezin"
Demirçalı’nın doğrudan istifaya davet ettiği Yüreğir İlçe Başkanı Sabri Sarı ise geri adım atmıyor. Sarı’nın açıklaması oldukça diplomatik ama bir o kadar da net: "Asla istifa etmeyi düşünmüyorum."
Sarı, olayı kişisel bir tartışmadan çıkarıp kurumsal bir zemine oturtmaya çalışıyor. "Serzenişe saygı duyuyoruz ama bir de parti var" diyerek, Demirçalı’nın duygusal davrandığını ima ediyor. Bu durum, Yüreğir’de belediye ve örgüt arasındaki köprülerin tamamen atıldığının bir kanıtı.
Genel Merkez Ne Diyor? "Duygusal Serzeniş"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici’nin yaklaşımı ise krizi şimdilik "yumuşatma" odaklı. Demirçalı’nın ağır iddialarını "duygusal bir serzeniş" olarak nitelendirmesi, Genel Merkez’in yerel bir savaşa hemen dahil olmak istemediğini gösteriyor. Ancak satır arasındaki "Parti kararına uymama varsa gereği yapılır" uyarısı, aslında her iki tarafa da sallanan bir parmak gibi.
Sonuç Yerine: Kim Kazanacak?
Adana’da CHP içindeki bu "karışıklık", sadece Yüreğir ile sınırlı kalmayabilir. Bir yanda görevden uzaklaştırılmış, hırslı ve "yalnız bırakıldığına" inanan bir başkan; diğer yanda "örgüt hiyerarşisi" diyen bir ilçe yönetimi...
Hüseyin Yetiş’in Notu: Siyaset boşluk kaldırmaz. Adana’da ana muhalefetin kendi içindeki bu "tehdit" ve "sahipsizlik" tartışması, en çok rakip partilerin iştahını kabartıyor. Genel Merkez eğer bu yangına zamanında müdahale etmezse, Yüreğir’de başlayan bu kıvılcım tüm Adana’yı sarabilir.
Bakalım genel merkez, bu "duygusal" tabloyu ne zaman "gerçekçi" bir neşterle düzeltecek?
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları