CUMHURİYETİMİZİN PARLAYAN YILDIZI : AYŞEGÜL REYYAN ŞİMŞEK
AYŞEGÜL REYYAN ŞİMŞEK’İN MUCİZEVİ YOLCULUĞU

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Hayat, bazen en zorlu virajları en başında çıkarır karşımıza. Kimileri bu virajlarda pes eder, kimileri ise inancın, sabrın ve sevginin gücüyle yepyeni bir destan yazar. Bugün sizlere, Adana’mızın gururu, kalbi vatan sevgisiyle ve spor aşkıyla çarpan dünya tatlısı bir kızımızın, Ayşegül Reyyan Şimşek’in hayranlık uyandıran mucizevi başarı hikâyesini anlatmak istiyorum. Taner Talaş’ın kaleme aldığı *“Adana’dan Portreler Galerisi”*nin 2. cildinde yer alan bu yaşam öyküsü, aslında hepimize insan iradesinin sınır tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Ayşegül Reyyan’ın hikâyesi, daha o dünyaya gelmeden önce başlayan büyük bir yaşam mücadelesine dayanıyor. İslami İlimler Öğretmeni Salih Mürşit Bey ile Edebiyat Öğretmeni Melihat Hanım, evliliklerinin ilk 15 yılında evlat hasretiyle yanıp tutuşurlar. Beş olumsuz tüp bebek denemesinin ardından, altıncı denemede ikiz bebeklerine hamile kalan Melihat Hanım’ın 33. haftada doğumu gerçekleşir. Ne yazık ki acı ve sevinç bir arada yaşanır; ikizlerden biri doğumda melek olurken, Ayşegül Reyyan hayata tutunur. Ancak imtihan bitmemiştir; Down Sendromlu (Mozaik yapılı) olarak dünyaya gelen bu mucize bebek, doktorların "yaşama ümidini az" görmesine rağmen tam bir ay boyunca kuvözde direnir ve "Ben bu hayatta var olacağım!" der adeta.
İşte tam bu süreçte, Şimşek ailesinin televizyonda izlediği bir haber, onların da hayatını kökten değiştirir. Adanalı Serpil Kara’nın Down Sendromlu kızı Ayşegül’ün Türkiye’nin üniversite mezunu ve devlet memuru ilk Down Sendromlu bireyi olduğunu öğrenen aile, bu başarı hikâyesinden ilham alarak radikal bir karar verir. Çok sevdikleri İstanbul’u geride bırakıp, çocuklarının eğitimine rehberlik etmesi amacıyla 2013 yılında Adana’ya yerleşirler. Bu karar, Ayşegül Reyyan’ın şampiyonluğa uzanan yolunun ilk büyük harcı olur.
Henüz iki aylıkken başlayan eğitim süreci, Adana Çukurova’daki “Umudum Ol” Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ile devam eder. Kas becerileri gelişsin diye jimnastik eğitimi alan, ardından piyanoya parmak basan Ayşegül Reyyan, 6 yaşına geldiğinde hayatının dönüm noktasıyla, yani karate sporuyla tanışır. Hayalpark Tesisleri’nde, Gürsel Demir Spor Kulübü’nde başlayan bu serüvende, karşısına sadece antrenör değil, ona anne baba şefkatiyle sarılan Aysun ve Gürsel Demir çifti çıkar.
İlk başlarda antrenmanlarda zıplayamayan o küçük kız, azimle, yaz tatili bile yapmadan çalışarak karatenin en zor disiplini olan "kata"yı (hayali dövüş sanatı) dünyada başarıyla icra edebilen ender özel sporculardan biri haline gelir. Nevşehir Avanos’taki ilk kulüplerarası yarışmada sergilediği performansın ardından hocalarının dâhiyane dokunuşuyla, katasını Duman Grubu’nun “Senden Daha Güzel” şarkısı eşliğinde yapmaya başlar. Ve gerçekten de o, mindere çıktığında her şeyden, herkesten daha güzeldir! Bu ritim ve enerji onu Türkiye’nin gündemine taşır.
Çanakkale’deki Uluslararası Şampiyona ve İstanbul’daki Marmara Cup derken, beklenen büyük başarı 15 Aralık 2024’te gelir. 27 ülkeden 4 bin 55 sporcunun katıldığı 34. Uluslararası Boğaziçi Karate Şampiyonası'nda Para-karate dalında DÜNYA ŞAMPİYONU olarak kürsünün en üst basamağına çıkar ve altın madalyayı boynuna takar. Bugün Siyah Kemer Birinci Dan mertebesinde olan bu koca yürekli kızımız, şimdilerde Çukurova Hümeyra Ökten Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Ortaokulu'nda 6. sınıf kaynaştırma öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor. Öğretmenlerinin "ezberi kuvvetli, sır tutucu ve tam bir görev insanı" olarak tanımladığı Ayşegül Reyyan, evinde hala Barbie bebekleriyle oynayan o saf çocuk ruhunu korurken, minderde ise adeta bir devleşiyor.
Şimdi önünde muazzam bir hedef var: 14 yaşını doldurduğunda "Milli Sporcu" unvanıyla olimpiyat podyumuna çıkmak ve İstiklal Marşı’mızı tüm dünyaya dinletmek!
Ayşegül Reyyan Şimşek’in bu muazzam yolculuğu; fedakar bir ailenin sevgisinin, doğru eğitimcilerin vizyonunun ve bir çocuğun sarsılmaz azminin birleştiğinde neleri başarabileceğinin en somut belgesidir. Adana’mızın adını uluslararası arenalarda gururla duyuran, engelleri tatlı tebessümü ve disipliniyle tek tek yıkan şampiyonumuza yürekten teşekkür ediyorum.
Yolun açık, yumruğun sert, madalyaların daim olsun güzel kızım. Dualarımız ve desteğimiz her zaman seninle!