Spor Kursları Kilitlendi, Antrenörler Sıkıştı: kaybolan gelecek
Spor Kursları Kilitlendi, Antrenörler Sıkıştı: İki Bakanlık Arasında Kaybolan Gelecek

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543
Halk Eğitimi Merkezlerinin kapısından içeri girdiğinizde, yıllardır cıvıl cıvıl olan spor salonlarının son zamanlarda derin bir sessizliğe büründüğünü fark edersiniz. Çocukların neşeli çığlıkları, mat üzerinde yankılanan top sesleri, antrenörlerin düdük sesleri birer birer kesildi. Neden mi? Çünkü e-Yaygın sistemi üzerinden yürütülen spor kursları yaklaşık 22 aydır adeta görünmez bir kilit altında.
Meslek Eğitimciler Federasyonu ve sahada ter döken antrenörler haklı bir feryat yükseltiyor: "Neden?"
Masada iki dev kurum var: Bir tarafta Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, diğer tarafta Gençlik ve Spor Bakanlığı. Kağıt üzerinde gençliğe ve spora hizmet etmekle yükümlü bu iki çınar, ne yazık ki sahada bir tık tıkırtısı kadar olan bürokratik koordinasyonu sağlayamıyor. İki kurum arasındaki protokol belirsizlikleri, yetki karmaşası ve mevzuat uyuşmazlıkları yüzünden olan, yıllarını bu mesleğe vermiş binlerce antrenöre ve spordan mahrum kalan çocuklara oluyor.
Bir Taraf "Protokol", Diğer Taraf "Tasarruf" Diyor
Süreçteki tıkanıklığın perde arkasında sadece yetki tartışması yok. Son dönemde kamuda uygulanan tasarruf tedbirlerinin faturası da dönüp dolaşıp Halk Eğitimi Merkezlerindeki usta öğreticilere ve antrenörlere kesildi. Ders saatleri kısıtlandı, kotalar daraltıldı, e-Yaygın modülleri onaya kapatıldı.
Peki, bu kararları alırken kimse şu soruyu sormadı mı: 22 aydır evine ekmek götüremeyen, sigortasız ve gelirsiz bırakılan binlerce antrenör bu süreçte nasıl ayakta kalacak?
Bu insanlar sadece "kurs açan" birer görevli değil; okul çağındaki çocukları sokaktaki kötü alışkanlıklardan çekip alan, obeziteyle mücadele eden, yarının milli sporcularını keşfeden isimsiz kahramanlar. Siz spor kurslarını kapattığınızda, sadece bir sistem modülünü pasife çekmiyorsunuz; toplumsal sağlığı, gençliğin geleceğini ve binlerce ailenin geçim kaynağını pasife çekiyorsunuz.
Çözüm Zirvede Değil, Sahada!
Antrenörlerin talebi lütuf değil, emeğin ve mesleki deneyimin güvence altına alınmasıdır. İki bakanlığın bürokratları artık aynı masa etrafında toplanıp bu "koordinasyon kopukluğunu" kağıt üzerinde bırakmamalıdır.
-
MEB ve GSB arasındaki yetki sınırları netleşmeli,
-
e-Yaygın üzerindeki spor modülleri amasız-fakatsız derhal açılmalı,
-
Kurs ücreti karşılığı çalışan eğitmenlerin özlük ve sigorta hakları sürdürülebilir bir statüye kavuşturulmalıdır.
Spora ve sporcuya destek vermek, sadece kürsülerde süslü nutuklar atmakla olmaz. Sahadaki antrenörü açlığa, çocuğu hareketsizliğe mahkûm ederek spor ülkesi olunamaz. Bu mağduriyet daha fazla uzamadan çözülmeli; e-Yaygın’ın kilitli kapıları yeniden spora açılmalıdır.