AVRUPA’YI SALLAYAN BEŞ YÜREK
karatee

VASFİ AŞÇI
vasfiasci-@hotmail.com -Spor salonlarının o tozunu yutmayan, o minderlerin üzerindeki emeği, dökülen alın terini bilmeyenler için madalyalar sadece birer metal parçasından ibarettir. Ama bizim için, Türk karatesine gönül verenler için çok daha fazlasıdır. İşte tam da bu yüzden, geçtiğimiz günlerde Almanya’dan gelen o muhteşem haber, göğsümüzü öyle bir kabarttı ki sormayın.
22-26 Mayıs tarihleri arasında Frankfurt’ta düzenlenen Büyükler Avrupa Karate ve Para Karate Şampiyonası’nda, Türk Telekom Spor Kulübü resmen bir tarih yazdı. Hani derler ya, "Az laf, çok iş" diye; aynen öyle bir tablo. Şampiyonaya sadece 5 sporcuyla katılıyorlar ve sıkı durun, 5’te 5 yaparak tam 5 final çıkartıyorlar! Bu her kulübün, her sporcunun harcı değil dostlar. Bu kelimenin tam anlamıyla bir "Şampiyonlar Fabrikası" başarısıdır.
Minderde fırtına gibi esen Ömer Faruk Yürür, 75 kiloda Avrupa’nın zirvesine çıkıp altın madalyayı boynuna takarken, erkek takım kumitede de ikincilik kürsüsüne çıktı. Erkek takım katada ise Furkan Kaynar kardeşimiz, kariyerinin ilk büyükler Avrupa derecesini gümüş madalyayla taçlandırdı. Onları izlerken gururlanmamak elde değildi.
Ama beni asıl duygulandıran, gözlerimi dolduran sahne Para Karate branşında yaşandı. Türk spor tarihinde bir ilk gerçekleşti ve tekerlekli sandalye erkekler kategorisinde iki Türk sporcu Avrupa finalinde karşı karşıya geldi. İşin en güzel yanı ne biliyor musunuz? İki sporcu da bizim çocuğumuz, ikisi de Türk Telekom forması giyiyor. Berkay Uslu Avrupa şampiyonu olurken, Ahmet Kayra Ödemiş de Avrupa ikincisi oldu. İkisi de bizim gözümüzde altın değerindedir, ikisi de Türk parasporunun gurur abidesidir.
Kulübün bu başarının ardından yaptığı açıklama ise aslında bu işin sırrını özetliyor: "Amacımız sadece şampiyon yetiştirmek değil, topluma faydalı, değer üreten bireyler kazandırmak. Gerçek başarı madalyaların ötesinde insanların hayatına dokunabilmektir."
İşte vizyon budur, işte spor ahlakı budur. Demek ki neymiş; planlı çalışınca, sporcuya gerçekten değer verip arkasında durunca Avrupa’nın göbeğinde o şanlı bayrağımızı en üste çektirebiliyormuşuz.
Bu ülkeye, bu millete bu büyük gururu yaşatan, emeği geçen tüm teknik ekibe, yöneticilere ve o minderde yüreğini ortaya koyan 5 aslan parçasına kendi adıma ve tüm sporseverler adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız, başarılarınız daim olsun!