14 Eylül 2026 - Pazartesi
SİYASETİN VE HUKUKUN KISKACINDA: ZEYDAN KARALAR NE YAPMALI?
BAKIŞ AÇISI
Yazar - HÜSEYİN YETİŞ
Okuma Süresi: 5 dk.
9 okunma

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543Adana siyaseti, tarihinin en çalkantılı sınavlarından birini veriyor. Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında yerel mahkemeden çıkan 6 yıl 3 aylık hapis ve siyasi hak mahrumiyeti kararı, yalnızca Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın kişisel kaderini değil, Adana’nın ve CHP’nin bölgedeki siyasi dengelerini de derinden sarsmış durumda.
Şimdi gündemde yakıcı sorular var: Yargıtay bu kararı onar mı? Karalar ve taraftarları bu süreçte nasıl bir yol izlemeli? Ve en önemlisi, CHP’de mi kalınmalı yoksa yeni bir yol mu çizilmeli?
1. Yargıtay Hükmü Onar mı? Hukuki ve Siyasi Açıdan Durum Ne?
İlk derece mahkemesinin kararı henüz kesinleşmiş bir hüküm değildir. Dosya önce İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi), ardından Yargıtay denetiminden geçecektir. Siyasi davalarda Yargıtay sürecine ilişkin iki temel ihtimal öne çıkmaktadır:
Kararın Onanması İhtimali: Siyasi konjonktür ve benzer davalardaki emsal kararlar göz önüne alındığında, cezanın üst mahkemelerce kesinleştirilmesi riski azımsanamayacak kadar yüksektir. Böyle bir durumda Karalar’ın belediye başkanlığı resmi olarak düşecek ve siyasi yasak yürürlüğe girecektir.
Bozma veya Revize İhtimali: Savunma makamının delil yetersizliği ve usul ihlallerine dönük güçlü itirazları doğrultusunda dosyanın bozulması ya da ceza miktarının düşürülmesi de hukuken mümkündür.
Ancak Karalar ve ekibi, siyasi stratejilerini "en kötü hukuki senaryoya" göre kurgulamak zorundadır.
2. Zeydan Karalar Nasıl Bir Duruş Sergilemeli?
Görevden uzaklaştırma ve hapis cezası baskısı altındaki bir lider için en büyük risk, pasifleşmek veya tamamen sistem dışına itilmektir. Zeydan Karalar’ın bu süreçte izlemesi gereken yol haritası şu esaslara dayanmalıdır:
Sokakla ve Adana Halkıyla Bağı Koparmamak: Görevden uzaklaştırılmış olmak, Adanalıların gönlündeki "Zeydan Başkan" algısını silmez. Karalar, hukuki mücadeleyi mahkeme salonlarına bırakırken; kendisi meydanlarda, mahallelerde, Adana'nın ücra köşelerinde halkla iç içe olmaya devam etmelidir.
Hukuk Mücadelesini Meşruiyet Zeminine Taşımak: Davayı sadece kişisel bir savunma değil, Adana halkının iradesine sahip çıkma mücadelesi olarak konumlandırmalıdır.
Kurumsal Yapıyı Sahipsiz Bırakmamak: Belediye meclisi ve bürokrasi üzerindeki moral liderliğini sürdürmeli, Adana’ya kazandırılan projelerin takipçisi olduğunu hissettirmelidir.
3. Zeydan Karalar Sevenleri ve Destekçileri Ne Yapmalı?
Karalar’ı destekleyen taban için şu an en hayati unsur disiplin ve meşruiyet sınırları içinde kalmaktır:
Mağduriyet Algısını Haklı Bir Duruşa Dönüştürmek: Karara karşı tepki gösterirken taşkınlıktan uzak, hukuk zemininde ve kitlesel bir dayanışma sergilenmelidir.
İradeye Sahip Çıkmak: Adana seçmeni, sandıkta verdiği oya sahip çıktığını her platformda dile getirmeli; konunun bir partiler üstü "Adana iradesi" meselesi olduğunu vurgulamalıdır.
4. CHP’de mi Kalmalı, Yeni Bir Partiye mi Geçmeli?
Karalar’ın siyasi geleceğine dair en çok tartışılan başlıklardan biri de parti içi duruşudur.
Neden CHP’de Kalmalı?
Zeydan Karalar, CHP örgütünden gelen, tabanla ve parti içi dinamiklerle güçlü bağı olan bir figürdür. Karşı karşıya kaldığı hukuki baskı, bireysel bir mesele olmaktan ziyade ana muhalefet partisine dönük genel siyasi iklimin bir parçasıdır. Karalar’ın CHP çatısı altında kalması; hem partinin kurumsal korumasını ve desteğini arkasına almasını sağlar hem de tabanda "partisini zor günde terk etmeyen lider" imajını pekiştirir. Yeni bir parti arayışı ya da bağımsız hareket etme fikri, mevcut destekçi tabanında bölünmeye yol açabilir.
Ne Zaman Alternatif Düşünülmeli?
Yargıtay süreci netleşene ve CHP genel merkezinin bu süreçteki desteği tam ve kararlı şekilde sürdüğü sürece parti değiştirmek siyaseten ciddi bir stratejik hata olur. Karalar, CHP içinde Adana’nın ve bölgenin en güçlü simgesi olarak kalmaya devam etmelidir.
Sonuç
Zeydan Karalar için bu dönem bir geri çekilme değil, siyasi olgunluk ve direnç sınavıdır. Yargıtay’dan ne karar çıkarsa çıksın; Adana sokaklarında karşılığı olan, halkla bağını koparmayan ve CHP çatısı altında ilkeli duruşunu koruyan bir Zeydan Karalar, siyasi yasaklı hale gelse dahi Adana siyasetinin en belirleyici aktörlerinden biri olmaya devam edecektir.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları