11 Mayıs 2026 - Pazartesi
Ali Demirçalı Gemileri Yaktı: Adana Siyasetinde "Vesayet" Depremi
ALİ DEMİRÇALI
Yazar - HÜSEYİN YETİŞ
Okuma Süresi: 4 dk.
67 okunma

HÜSEYİN YETİŞ
yetis.huseyin@gmail.com - 0 (545) 3649543Adana siyaseti, uzun süredir içten içe kaynayan bir kazan gibiydi; ancak görevden uzaklaştırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın 5 Ocak TV ekranlarındaki çıkışı, bu kazanın kapağını fırlatıp attı. Demirçalı sadece sitem etmedi, deyim yerindeyse "gemileri yaktı" ve CHP Adana örgütünün üzerine bir siyasi el bombası bıraktı.
Gazeteci Murat Yonat ve Serden Çevik’in sorularını yanıtlarken kullandığı dil, bir belediye başkanının nezaket sınırlarından ziyade, bir siyasetçinin varoluş mücadelesini yansıtıyordu. Demirçalı’nın "vesayet" vurgusu, CHP Adana koridorlarında yankılanacak cinsten.
Örgüt mü, Şahıs Yapısı mı?
Demirçalı’nın iddiaları yenilir yutulur cinsten değil. Özellikle "Adana’da bir güç merkezi oluşmuş durumda" tespiti, kentteki siyasi karar mekanizmalarının seçilmişlerden ziyade, perde arkasındaki aktörler tarafından yönetildiğine dair ağır bir itham.
Yalnızlaştırma Politikası: Belediye başkanlarının sistematik olarak yalnız bırakıldığı iddiası, CHP’nin yerel yönetim başarısını baltalayan "içerideki elin" kim olduğu sorusunu akıllara getiriyor.
Kumpas İddiası: Vekillik sürecinde kendisine oyun kurulduğunu söyleyen Demirçalı, yorgunluğunu dile getirirken aslında bir teslimiyetten değil, bir isyandan bahsediyor.
"Makam Tapulu Değildir" Mesajı
Demirçalı’nın Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına dair sözleri ise asıl fırtınanın koptuğu yer. “Kimsenin hiçbir makam üzerinde tapusu yok” diyerek mevcut dengeleri sarsan Demirçalı, Adana’daki adaylık süreçlerinin demokratik bir yarıştan ziyade, "atamalı bir statüko"ya dönüştüğünü ima ediyor.
Bu çıkış, sadece bir kişiye değil, o koltuklarda ebedi kalacağını sanan herkese verilmiş bir ültimatom niteliğinde.
Genel Merkez Bu Çığlığı Duyacak mı?
Şimdi gözler Ankara’da. Demirçalı’nın "Genel Merkez gereğini yapmalı" çağrısı, topu Genel Başkan Özgür Özel ve kurmaylarına atıyor.
"Bu kavga kendiliğinden çıkmadı. Başlatıldıysa bitirilmesi gerekir."
Bu cümle, aslında bir barış çağrısı değil; aksine, eğer müdahale gelmezse bu krizin daha da büyüyeceğinin ve belki de partinin Adana’daki geleceğini sarsacağının bir uyarısıdır.
Sonuç Yerine...
Ali Demirçalı, Adana siyasetinde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ilan etti. "Vesayet" altında olduğunu iddia ettiği bir örgüt yapısına karşı bayrak açan Demirçalı, ya bu yapıyı sarsacak ya da bu kavgada ağır bir bedel ödeyecek. Ancak kesin olan bir şey var: Adana’da siyasetin ateşi, bu açıklamalarla birlikte 40 derecelik Adana sıcağını bile geride bıraktı.
Bakalım bu restleşmenin sonunda "kazanan" halk ve hizmet mi olacak, yoksa kişisel hırslar ve statüko mu?
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları