AĞAÇ, DAL ve YAPRAK
MUHARREM PALA

MUHARREM PALA (EĞİTİMCİ- ŞAİR VE YAZAR)
yetis.huseyin@gmail.com - 05453649543AĞAÇ, DAL ve YAPRAK
(Hikâyemsi bir şiir okumaya ne dersiniz?)
Yol kenarındaydı yalnız bir ağaçtı
Dertliydi sevgiye, şefkate muhtaçtı
Ağaç kimsesizdi kaderi yalnızlık
Çobanın yaptığı değildi insanlık
Yere indirmişti tırpanla dalları
Hayvanlar yemişti düşen yaprakları
Dal ağacın gerçek dostuydu bütün gün
Ağacı dinlerken içi doldu hüzün
Güz yelleri vurdu birde sevenleri
Döküldü yapraklar üstünden zemheri
Zangır zangır üşüyordu her ikisi
Kara kışı yaşıyordu her ikisi
Hayvan değillerdi hızlıca tüylensin
Dili yoktu zalım çobana söylensin
Ağaç kala kala tek dalla kalmıştı
Diğer kollarını bir çoban almıştı
Ağaç son kez dala baktı dal ağaca
Bakıştılar sonra acı bir kahkaha!
Yaratan onların hâline acıdı
Bir bahar sabahı değişim başladı
Güneyden öyle bir sıcak rüzgar esti
Tomurcuk tomurcuk oldu dalın üstü
İlkbahar gelmişti ağaçla dal için
Böylesi güzeldi, çok hoştu sevincin
Tomurcuklar yaprak çıkardı yeniden
Dalla ağaç, attı bir çığlık aniden
Yapraklar hayata açtı gözlerini
Dalcağız unuttu yalnız günlerini
Kara kıştan sonra ilkbahar ve de yaz
Maziye karıştı yaşanılan ayaz
Yapraklar sımsıkı tutunmuş bir dala
Lüks hayat onları bekliyordu hâlâ
Yaşayacaklardı bir-iki ömürlük
Yaz ile ilkbahar güllük gülistanlık
Dal göbek bağıyla bağlandı yaprağa
Onları beslemek düşmüştü toprağa
Dala yuva yaptı iki kuş elele
Zorluklara karşı verdi mücadele
Tatlı yavruları oldu iki kuşun
Dala ödülüydü bunlar kara kışın
Tatlıydı ağacın kırmızı meyvesi
Yavrulara yetiyordu bir tanesi
Büyüdü yavrular yuvasından uçtu
Kuşlarla birlikte bahar böyle geçti
Havalar ısındı böylece yaz geldi
Yaprağın gölgesi koyu ve güzeldi
Serin gölgesinde geçenler oradan
Dinlenip eğlendi, değildi sıradan
Ağustos böceği dallar arasında
Konser verdi kusur yoktu sanatında
Yaprak imâ edip dala "yürümekten"
Kopamadı özü, bir türlü meraktan
Yine Eylül kara yeller esiyordu
Rüzgârı gören dal, sus-pus oluyordu
Dal çok iyi biliyordu hazin sonu
Uyumakla geçirmişti bütün günü
Olanlar oldu "dal" o gece uyurken
Yaprak esen deli rüzgârı izlerken
Yürüme aşkıyla toprağa atladı
Sert esen yellere kendini bıraktı
Korkunç bir düşe göz açtı "DAL" o sabah
Bir anlamı yoktu etmenin ahla vah!
İki damla yaş süzüldü yanağından
Kendi ucunda kalan son yaprağından,
Ayrıldı yaprağın "yürüme" aşkıyla
Rüzgârın yaptığı çok büyük katkıyla
Sararan yapraklar birlikte yürüdü
Hem de Hakka doğru, O ne yürüyüştü...
Muharrem PALA
Şair - Yazar